Öğretim üyesi atamalarında, juri seçimi konusunda değişiklik yapılmalı !!!

Öğretim üyeliğine yükseltilme ve atanma yönetmeliğinde yer alan düzenleme bilim jürisinin alan dışından kişilerin olmasına sebep oluyor.
Öğretim üyesi atamalarında, juri seçimi konusunda değişiklik yapılmalı !!!

06 Mart 2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7100 sayılı Kanunla 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda önemli değişiklikler yapılmıştır. Yardımcı Doçentlik kadroları isim değişikliği ile "Doktor Öğretim Üyesi"ne dönüştürülmüş, doçentlikteki sözlü sınav aşaması kaldırılarak, bu sürecin kadroya atama aşamasında adaylara uygulanıp uygulanmayacağı hususu üniversitelerin yetkisine bırakılmıştı.

Bu düzenlemeler çerçevesinde, Doktor Öğretim Üyesi başlıklı 2547 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi; "Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler." şeklinde düzenlenmiştir.

Bununla birlikte, Doçentlik ve Atama başlıklı 24 üncü maddesinin (e) fıkrasında ise; "Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." ifadeleri yer almıştır.

Kanuni değişikliklerden sonra "Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği" 12 Haziran 2018 tarihli Resmi Gazete'de bütünüyle değiştirilmiş, Doktor Öğretim Üyesi, Doçent ve Profesör kadrolarının ilanı, başvuru, jüri ve atama süreçleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Söz konusu yönetmeliğin Doktor Öğretim Üyesi kadrolarının atama sürecini içeren 6 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında; "Fakültelerde dekan, diğer birimlerde müdür; ilan edilen kadrolar için adayların durumlarını incelemek üzere, en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesör veya doçent kadrosunda bulunan doçenti, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının, profesör veya doçent kadrosundaki doçent olması halinde, tespit edilecek üç profesör veya doçent kadrosundaki doçentten biri olarak belirlenmesi zorunludur." hükmü yer almaktadır.

Bununla birlikte, Doçent kadrolarına atama süreci ile ilgili mezkür yönetmeliğin 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasında ise ; "Rektör, ilan edilen doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarının incelenmesi için en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesörü, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde, sözlü sınavın yapılması halinde ise sözlü sınavların bitiş tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının profesör olması halinde, tespit edilecek üç profesörden birinin bölüm başkanı olması zorunludur." ifadesi bulunmaktadır.

Mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, Doktor Öğretim Üyesi kadroları için kurulacak jürilerde kadronun ilan edildiği bölümde Doçent (kadroya atanmış) veya Profesör, Doçent kadrolarında ise Profesör olması halinde bölüm başkanının mutlaka jüride yer alması yeni yönetmelikle şart olmuştur.

Bu düzenlemedeki amaç, 2547 sayılı Kanunun 23 ve 24 üncü maddelerinde zikredilen "BİRİM YÖNETİCİSİ-İLGİLİ BİRİM YÖNETİCİSİ" tanımının bölüm başkanı olduğunu ifade etmektir. Dekan veya anabilim dalı başkanının yerine bölüm başkanının yönetmelikle belirlenmesindeki amaç ise atanacak kişilerin öncelikle bölüm başkanı gözetiminde olmaları ve dolayısıyla bölüm başkanının bu atamadan haberdar olmasını sağlamaktır.

Fakat, bu düzenleme Tıp ve Eğitim Fakültelerinde jüride alan dışı bir öğretim üyesinin bulunmasına sebebiyet vermiştir. Bunu basit bir örnekle izah edelim. Örneğin, A üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Bölüm Başkanının alanı Resim Öğretmenliği olsun. Bu bölümün altında yer alan Müzik Eğitimi Anabilim Dalında ilan edilen Doktor Öğretim Üyesi kadrosunun jürisi belirlenirken, Resim alanlı Güzel Sanatlar Eğitimi Bölüm Başkanı yönetmelik gereğince zorunlu olarak yer almak durumundadır. Aynı bölüm altında yer almalarına rağmen Müzik ve Resim gibi iki farklı alanın jürisinde bu alanda yeterliği olmayan bir kişinin yer alması hem atama işlemini sakatlamakta, hem de kişileri zorunlu olarak jüri raporu yazdırmaya itmektedir.

Aynı sorun Tıp Fakültesi bölümlerine yapılan atamalarda da yaşanmaktadır. Örneğin, Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimlerinin altında yaklaşık 17 anabilim dalı bulunmaktadır. B üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalında ilan edilen Doçent kadrosuna, alanı Ruh Sağlığı ve Hastalıkları olan Bölüm Başkanının jüri üyesi olarak seçilmek zorunda olması son derece yanlış değerlendirmelere sebebiyet verebilmektedir.

Bu kapsamda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve örnekler üzerinden değerlendirildiğinde, "Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği"nde bir an evvel bu hususla ilgili değişiklik yapılması öğretim üyesi atama işlemlerinin daha sağlıklı yürütülebilmesi açısından faydalı olacaktır.

Yavuz Selim KAPLAN

Memurlar.Net - Özel